4. Osmanlı Milletler Sistemi PDF Yazdır E-posta

Osmanlı Milletler Sistemi ile zirvesini yaşayan bu tür yapılarda, sivil hayatın düzenlenmesi doğrudan dinî cemaatlerin inisiyatifine terk edilmişti. Müslümanların yanı sıra, Ermeniler, Yahudiler ve Ortodoks Rumlar, kendi kültür ve özel hukuklarında tamamen muhtar milletler olarak yaşadılar. Devlet, onların sosyo-ekonomik, kültür, din, ibadet, eğitim-öğretim sistemlerine ve geleneklerine müdahale etmiyordu. İslâm’ın koruduğu bu çoğulcu sivil hayata karşılık, siyasî iktidarın idarî ve bürokratik ilişkilerini de örfî hukuk düzenliyordu. Modern devlet proje ve uygulamasıyla karşılaştırıldığında, Osmanlı toplum yapısının çok daha sivil ve hukukî bir çoğulculuğa dayandığında kuşku yoktur.[1]

Osmanlı Ülkesinde din hürriyeti, en geniş bir şekilde tanınmıştır ki, bu duruma tanık olan, Kânûnî'nin çağdaşı, Protestanlığın kurucusu Luther bile muvakkat bir kadirşinaslıkla: "Türkler gelip de Almanya'da âdilâne idarelerini acaba kuramazlar mı?” diyerek düşüncesini ve beslediği ümîdi belirtmiştir.[2]

Ayrıca, Avrupa devletlerindeki azınlıkların zor bir hayat sürdüklerini gören Volter (Voltaire) de, Türkiye'deki azınlıklar hakkında şunları yazmak zorunda kalmıştır: “Küçük dünyâmızdan çıkalım ve kıtanın kalan kısmını inceleyelim; Türkler, çeşitli dinlere mensup yirmi milleti huzur içinde yaşatıyorlar. İstanbul'da iki yüz bin Rum güven içindedir. Türk tarihçileri, bu milletlerin hiçbirinin isyanından söz etmiyor. Demek oluyor ki, Osmanlı İdaresi, gayrimüslim unsurlara tam bir hürriyet ve adalet sağlamıştır.”[3]

İspanya Kralı Ferdinant'ın, Yahudileri yok etmek istemesi üzerine Sultan II. Bâyezid, onu kınamış ve bir “kanun” çıkararak onları Türkiye'ye getirip kurtarmıştır.[4]

        Verilen örneklerden, Osmanlı Devletinin, İslâm'ın buyruğu istikametinde, Müslüman olmayanlara karşı nasıl âlicenap, âdil ve müsamahalı davrandıkları açıkça görülmektedir.



[1]     Ali Bulaç, İslâm ve Fanatizm, İst., 1993, s. 86-88.

[2]     Tarih III, Yeni ve Yakın Zamanlarda Türk Tarihi, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti,  İst., 1931, s. 52.

[3]     E. A. Murat, Millî Işık. Sy. l, s. 31.

[4]     M. Süreyya Şahin, “Osmanlı Devleti'nin Hıristiyanlarla Münasebetleri”, Asrımızda Hıristiyan-Müslüman Münasebetleri, İSAV, İst., 1993, s.111-120.

 
< Önceki   Sonraki >

Namazı Anlayarak Kılmak

Namazı Anlayarak Kılmak
Namaz, İslâm'ın beş esasından biri ve çok önemli bir ibadettir. Kuran'da inanmaya ait meselelerin hemen ardından namazdan bahsedilir.

Yasin Sûresi Tefsîri

Yasin Suresi Tefsiri
Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır.

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak
Bu kitap; Kur’an nurları, tesirleri, özellikleri, faziletleri tefsiri ve hatmi hakkındadır.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün43
Dün145
Toplam49145

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol