3. Hukukî Hak ve Hürriyetler PDF Yazdır E-posta

Osmanlı Devleti’ndeki zimmîler de, evlilik akdi, boşanma, çeyiz, mehir, nafaka gibi bugün için özel hukuka dâhil konuların[1] dinî alan kapsamında olması hasebiyle, bu konularda tamamen özerk idiler. Bu alana ilişkin davalarına kendi cemaat mahkemeleri bakardı. Ancak bu konudaki problemleri de, isterlerse, İslâmî mahkemelere götürebilirlerdi. Aynı dinî topluluğa bağlı kişiler, patrik ya da hahambaşı tarafından kurulan cemaat mahkemelerinde yargılanırlardı. Ayrı cemaate mensubu kişiler arasındaki davalar ise, ilgili cemaat başkanları tarafından hakemlik yoluyla çözülemezse şer’î mahkemelere getirilirdi. Ancak, şer’iyye sicillerinden, zimmîlerin özel hukuka ilişkin davalarını ve noterlik işlerini tercihen kadı önüne getirdiklerini görüyoruz. Dinî şefler veya cemaat mahkemeleri tarafından verilen hükümler, onlar adına devlet tarafından infaz ve icra olunurdu.[2]



[1]     Fahri Fındıkoğlu, Hukuk Sosyolojisi, İÜY, İst., 1958, III/55.

[2]     Bkz. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Şer’iyye Sicilleri, İst., 1989, II/56-57; Gülnihal Bozkurt, Gayrimüslim Osmanlı Vatandaşlarının Hukukî Durumu, TTKY, Ank., 1989, s. 23-24.

 
< Önceki   Sonraki >

Kısa Sûrelerin Tefsîri

Kısa Surelerin Tefsiri
Namaz dinin direğidir. Halkımız arasında namaz sûreleri olarak nitelendirilen -ki aslında tüm sûreler namaz sûresidir

Yasin Sûresi Tefsîri

Yasin Suresi Tefsiri
Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır.

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak
Bu kitap; Kur’an nurları, tesirleri, özellikleri, faziletleri tefsiri ve hatmi hakkındadır.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün52
Dün58
Toplam36360

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol