h. Diğer Sosyal İlişkiler Ve Hıristiyanların Sosyal Hayatlarına Dair Bazı Bilgiler PDF Yazdır E-posta

Evlilikler: Kurân-ı Kerim’e göre Ehl-i Kitap kadınlarıyla evlenmekte bir mahzur yoktur. Kurân-ı Kerîm tarafından sunulan bu müsaadenin temelinde, daha fazla sayıda insanın İslâmiyet’i tanımasına ve İslâm gerçeğini görmesine bir zemin hazırlama gayreti aranmalıdır. Sosyal hayatta genelde erkeğin sahip olduğu değerlerin aile ve çevre kültürüne tesirlerinin daha güçlü olduğu düşünülür. Bu bakımdan da Kur'ân'ın hedeflediği iyi bir Müslüman’ın çevresine güzel örnek olmasının İslâmlaşma sürecini hızlandıracağı hususu göz önüne getirilirse, bunun en güzel yolunun hayatı birlikte yaşamak olduğu görülecektir. Bu bakımdan da kitap ehli ile evlenilmesinde böyle bir hikmet arayışı ağır basmaktadır.

İlk fetihlerden itibaren onlarla gerçekleştirilen evlilikler dinî hoşgörünün belki de en orijinal yönü sayılmalıdır. Gayrimüslim-Müslüman münasebetlerinin temelinde yatan eğer insanî davranmak, birbirine iyi davranmak meselesi ise, dinimiz bu konuda zaafsız olduğu gibi çok fazla da müsamahakârdır. Çünkü biz Yahudi ve Hıristiyanlarla evlenip evimize bile alabiliyoruz. Zira bu durumda Müslüman erkek, karısının dinî uygulamalarına ve kültürüne saygı gösterecek, kendi inancıyla çatışan (meselâ şarap-ekmek ayini ve içki alışkanlığı, domuz eti yemesi, kilisede ibadet etmesi vb.) hususlara tahammül edecektir.

Alış verişler: Peygamberimiz (s.a.s.) yaşadığı toplumda bulunan zimmîlerle alışveriş yapmış, bunda bir beis olduğuna dair bir söz söylememiştir.

İslâm toplumunda, gayrimüslimlerle yapılan alış verişler, borç alıp vermeler gibi sosyal hayatın en canlı alanlarında hoşgörü ve saygının en berrak örnekleri yaşanmıştır. Ehl-i Kitap’tan borç alan pek çok Müslüman bulunmaktadır. Yahudi ve Hıristiyanların toplumda hem ticareti hem de bazı önemli sektörleri ellerinde bulundurmaları tahammülün bir ifadesidir ve onlardan bu hakkı geri alan bir örneğe şahit olunmamaktadır.

Gerek Emevîler döneminde gerekse Abbasîler zamanında özellikle büyük kentlerin ticaret hacimlerinin oldukça yüksek olduğu kabul edilmelidir. Buralarda yaşayan zimmîlerin bir kısmı çeşitli sanat ve ticaret işlerini yürütüyorlardı. Oldukça geniş ülke sınırları içinde her bölgenin kendisine has üretim alanları vardı ve bunların bir kısmı Yahudi ve Hıristiyanlar tarafından gerçekleştiriliyordu. O halde ticari ilişkilerin, belki de hayatın en devamlı ve en zorunlu ilişkisi olması hasebiyle diğer ilişkilerden daha iyi olduğu söylenebilir.

Kestiklerinin yenmesi: Sosyal hayatta, bir yandan birlikte yaşamanın ve yardımlaşma gereğinin tabiî bir gereği olarak, diğer yandan da toplumların kaynaşmalarını sağlamak için olsa gerektir ki, Kur'ân-ı Kerîm'de ehl-i kitabın kestiği hayvanların Müslümanlara helâl olduğu bildirilmiştir.[1] (Mâide, 5)

Genel çerçevede ilk dönem Müslümanları, ehl-i kitab’ın kestiği hayvanları rahatlıkla yemişlerdi. Onlar âyet-i kerîmeyi mutlak olarak anlamışlar ve şart arama, kayıtlamalara gitme ihtiyacını hissetmemişlerdi.[2]

İmam Muhammed'e göre de, Hıristiyanların yaptığı yiyecekleri -ekmek, peynir vb.- yemede bir mahzur yoktu.[3]


[1]     Buhari, Zebâih ve’s-Sayd 22.

[2]     İbn Kayyim, Ahkâm, 251-252.

[3]     Serahsî, Şerhu Siyeri’l- Kebir, I,146,148.

 
< Önceki   Sonraki >

Namazı Anlayarak Kılmak

Namazı Anlayarak Kılmak
Namaz, İslâm'ın beş esasından biri ve çok önemli bir ibadettir. Kuran'da inanmaya ait meselelerin hemen ardından namazdan bahsedilir.

Yasin Sûresi Tefsîri

Yasin Suresi Tefsiri
Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır.

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak
Bu kitap; Kur’an nurları, tesirleri, özellikleri, faziletleri tefsiri ve hatmi hakkındadır.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün41
Dün145
Toplam49143

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol