Cevşen-i Kebir Yasinli / Yasinsiz

ImageCevşen-i Kebir ; muhtevasının derinliği, ifadelerin akıcılığı ve okunmasından elde edilebilecek dünyevi ve uhrevi mükafatlara dair rivayetler sebebiyle tüm müslümanların bırakmadığı dualar arasında yer almaktadır. Türkçe mealli olarak Prof.Dr. Davut AYDÜZ'ün tercemesi ile piyasaya çıkan Cevşen-i Kebir , tercihen sadece Cevşen veya baş kısmında Yasin, Fetih, Mülk ve Nebe sürelerinin bulunduğu Cevşen olarak satışa sunulmuştur.

ISBN : 975-8642-23-5 | Barkod :
48 sayfa. 8X12

 
Kıblenin Tahvili ile İlgili Ayetlerin

ImageKur’ân-ı Kerîm’in tertib ve düzeni, âhenk ve insicamı, O’nun mûcizevî buudlarından birini teşkil ettiği gibi, ifade tarzı ve anlatım keyfiyeti de beşer karihasını aşan, insan kudretini âciz bırakan bir başka mûcizevî buudunu teşkil eder. Kur’ân-ı Kerîm, 23 sene zarfında, değişik olaylar, durumlar, muhataplar karşısında, parça parça olarak peyderpey inmesine rağmen O’nun sûreleri, âyetleri ve hattâ kelimeleri arasında birbirine zıt düşen, birbirinin âhengini bozan tek bir ifade, tek bir cümle bulmak mümkün değildir. Bir solukta söylenmiş şiir gibidir adeta O’nun bütünü. Bu ise ancak, 23 seneyi bir “an” gibi gören, geçmişi bu günle, bugünü de yarınla bir arada görüp bilen, hâsılı, zamandan ve mekândan münezzeh olan bir Zat’ın kelâmı olmakla açıklanabilir. Halbuki Kur’ân vahyinin, devamlı sûrette değişen sebep ve hâdiselere göre ceste ceste gönderilmesi, bir yandan konuların mahiyetindeki değişiklik, diğer yandan parçalar arasındaki zaman farkı, tabiî olarak, onlardan bahsederken irtibatsızlığa sebep olmalıydı. Bunları bir sûre başlığı altında toplamak, normalde dağınıklığa yol açmalıydı. “...Eğer O, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, O’nda birçok tutarsızlık bulurlardı” (Nisâ/4: 82).


İşte sûreler ve âyetler arası bu tanzim bile, tek başına gösterir ki Kur’ân, beşer kelâmı değil, her şeyi bilen Zâtın kelâmıdır (Draz, 152).

Devamını oku...
 
Kuran ve Hadislerde Temizlik

 Temmuz - Ağustos - Eylül 2002 Sayı :57 Yıl :15 İslâm Dini, taharete yani temizliğe özel bir önem vermiştir. Tahâret lügatta; pislikleri terk etme ve onlardan uzak durma mânâsına gelir. Istılahî anlamı ise; namaza engel olan hades (mânevî kir) ve necâsetten (maddî kir) temizlenme demektir.


Taharet, namazla olan ilgisinden dolayı İslâm Dini’nde özel bir ehemmiyet kazanır. Tahâret kelimesi, değişik şekilleriyle Kur’ânı Kerim’de 31 yerde geçmektedir. Pisliklerden temizlenme, yaklaşık olarak bunların yarısını teşkil etmektedir. Meselâ; “...ve elbiseni temizle.” (Müddessir/74: 4); “Allah, tevbe edenleri ve temizlenenleri sever.”(Bakara/2: 222); “Eğer cünüp iseniz, tam temizlenin (gusül abdesti alın.)” (Mâide/5: 6); “Âdet hâlinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.” (Bakara/2: 222)


Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sözleri arasında da temizlikle ilgili pek çok beyanlarını görebiliriz. Meselâ bunlardan bir tanesi; “Temizlik, imanın yarısıdır.” şeklindedir (Müslim, taharet 1).

Kur’ânı Kerim’de temizlikten bahsedilen yerlerde, sadece maddî pisliklerden temizlenme mânâsı kastedilmemiştir. Aynı zamanda;

Devamını oku...
 
İslam'da İbadet ve İbadet - Amel İlişkisi

ImageYüce Allah Kur'an–ı Kerim'de: "Cin ve insi, (ille–i gâiye olarak Beni bilsin, irfanıma ersin ve) kulluk yapsınlar diye yarattım."(Zâriyât, 51/56) buyuruyor. Her iş ve hareketin bir finalitesi vardır. Bu kevn ü mekânın yaratılması, düzene konması da, insan ve cinlere "Allah'a kulluk" teklifinin getirilmesi içindir. Şuuru ve iradesi olan herkes Allah'ı bilecek ve O'na kulluk yapacaktır. Bu, Allah'ın eşya ve hâdiseleri yaratmasındaki –tabir caizse– ilâhî maksattır.


İbadet, Cenâb–ı Hakk'ın emirlerini yerine getirip yaşama ve kulluk sorumluluklarını temsil etme mânâlarına gelir. Ubûdiyet ise, kul olma şuuru içinde bulunma şeklinde yorumlanmıştır.

İbâdetin şer'î mânâsı; hâlis bir niyetle, sevap beklemek üzere, Allah'a yakın olmayı düşünerek yapılan tâat demektir. İbadet dediğimiz zaman, hem tâat hem de kurbet, yani Allah'a yaklaşma mânâsı bunun içinde düşünülür.

Cin ve insanların yalnızca Allah'a ibadet için yaratıldığını düşünürsek, kısaca; Allah'ın emrettiği şeylerin bütününü yerine getirmenin ibadet etmek demek olduğunu söyleyebiliriz.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 29 - 32 Toplam: 48

Kısa Sûrelerin Tefsîri

Kısa Surelerin Tefsiri
Namaz dinin direğidir. Halkımız arasında namaz sûreleri olarak nitelendirilen -ki aslında tüm sûreler namaz sûresidir

Yasin Sûresi Tefsîri

Yasin Suresi Tefsiri
Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır.

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak
Bu kitap; Kur’an nurları, tesirleri, özellikleri, faziletleri tefsiri ve hatmi hakkındadır.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün71
Dün130
Toplam31416

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol