Kur'an-ı Kerim'de Besinler ve Şifa

Kur'an-ı Kerim'de Besinler ve ŞifaZaman ilerledikçe, bilim ve teknik geliştikçe Kur’ân’ın hakikatleri daha iyi anlaşılıyor. Gelişmeler Kur’ân’ın tefsirine yardımcı oluyor. Acaba kâinattaki baş döndürücü ahengin mimarının mukaddes kitabında adı geçen yiyecekler nelerdir? Bu yiyeceklerin insan sağlığına ne derece faydası vardır? İslâm’ın, yenmesini men ettiği yiyecek ve içecekler nelerdir? Bu yiyecekleri yemenin ve içecekleri içmenin sağlığımız açısından ne gibi zararları vardır? Modern tıp bu konuda bizlere neler söylemektedir? İnsanlığa bir şifa olarak indirilen Kur’ân günümüz insanının en büyük problemlerinden olan “ruh sağlığı” konusuna nasıl yaklaşmaktadır? Değerli ilim adamı Prof. Davut Aydüz, bu konuları bizler için araştırdı. Kur’ân-ı Kerim’de Besinler ve Şifa, bütün bu soruların cevaplarının yer aldığı bir çalışma olarak, her ailenin kitaplığında yer alması gereken bir eser özelliğinde...

 

 Yayın Evi  Altın Burç Yayınları
 Yazar  Prof.Dr. Davut AYDÜZ
 Boyut  16,5x23,5
 ISBN  975-9093-11-1
 Sayfa Sayısı  216

 

 
Tefsir Ekolleri

 Temmuz - Ağustos - Eylül 2003 Sayı :61 Yıl :16 İndiği dönemden günümüze kadar gençliğini ve tazeliğini muhafaza etmiş olan yüce kitabımız Kur?ân-ı Kerim, aslı olduğu gibi muhafaza edilen tek mukaddes kitaptır. Çünkü o, İlâhî koruma altındadır.


Müslümanlar, ilk günden itibaren Kur?ân'ı anlamak için gayret sarfetmişlerdir. Onu en başta, vazifelerinden birisi de Kur?ân'ı tebyîn olan Hz. Peygamber'den (s.a.s.) sorarak öğrenmişler, daha sonra gelenler sahabeden, arkadan gelenler sahabeden öğrenenlerden, daha sonrakiler ise kendi gayret ve uğraşıları, tedarüs ve tezakür yolları ile öğrenmişler ve anlamaya çalışmışlardır. Asırların geçmesiyle, Kur?ân'ı anlama, yani tefsîr metodları da değişmiştir. Başlangıçtan zamanımıza kadar lugat, belâgat, edeb, nahiv, fıkıh, mezheb, felsefe, tasavvuf ve daha pek çok yönlerden tefsîrler meydana getirilmiş, bu farklı tefsîrler farklı usûller takip etmiştir. Hedef, okuyup anlaşılması ve ona göre yaşanması için gönderilen bu ilâhî kitabın her seviyeden insanın anlayışına sunulması ve ondaki mânâ zenginliklerinin ortaya çıkarılması olmuştur.

Devamını oku...
 
Hisbe Müessesesinin Doğuşu

 Ekim-Kasım-Aralık 1989  Sayı :6 Yıl :2İslâmiyette emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker denilen, insanlara İslâm'ın güzel gördüğü şeyleri emredip kötü gördüğü şeylerden menetmek mânâsını taşıyan ve farz-ı kifâye olan bir vazife var. Farz-ı kifâye olduğu için müslümanlardan bir grubun bu vazifeyi ifâ etmesi icabediyor ki diğer müslümanlar mes'uliyetten kurtulsun.

İşte "HİSBE", bu vazifeyi ifâ için kurulmuş bir müessesedir. Muhtesib de başındaki mesul şahsın ismidir.

His'be kelimesi H.S.B. maddesinden gelen bir isimdir. Daha yaygın bir ifade olan ihtisab da aynı köktendir.

Hisbe "Bir fiilin ecrini sırf Allah'tan talebetmektir. Veya bir fiili sırf Allah rızası için yapmaktır. (1)

Hisbe müessesesi bir muhtesib, "Arif" ismi verilen yardımcıları ve lüzumu kadar memurdan meydana gelir. Muhtesib, halife veya onun veziri tarafından tayin edilir. Arifler devamlı olarak muhtesible irtibatta bulunur ve periyodik olarak kendisine rapor verirdi. Muhtesib, bütün bu vazifelerini devlet reisinin kendisine tanıdığı ta'zir cezası selâhiyyetini kullanarak tatbik ederdi. En ufak ikaz ve tekdirden, tehdîd, dayak ve hapse kadar giden bu müeyyideleri tatbik selâhiyyetine sahipti.

Hisbe büyük ehemmiyete haiz müesseselerden biridir. Muhtesib, halifenin ve sultanın eli, gözü ve kulağıdır; eğrilikleri o görür, beldenin en ücrâ köşelerine o gider, taki'b eder. Bu makam mensubu, cemiyetin örf ve âdetinin de gözcüsüdür, muhafızıdır. Cemiyetin zinde ve randımanlı olmasını temin eder. Bir yerde emniyet teşkilâtını, diğer bir yerde cumhuriyet savcılığını temsil eder. Bir yerde belediye zâbıtası, diğer bir yerde mâliye müfettişi, bir başka yerde ise dinî müfettiş ve hattâ milli eğitim müfettişidir. Devlet reisinin en önemli yardımcısıdır.(2)

Devamını oku...
 
Hisbe Hizmetinin Başlaması


 Ocak-Şubat-Mart 1990 Sayı :7 Yıl :2Hisbe; dinî ve dünyevî, ferdî ve içtimâî bütün şer'î ve örfî hususlarda şer'an güzel görülen şeyleri emretmek ve şer'an kötü görülen şeylerden de menetmek için kurulan bir müessesedir. Bu işi yapan kişiye de muhtesib denir.

Hisbe müessesesi âyet ve hadislere dayanıp (1) fiilen tatbikatı Peygamber (sav) Efendimiz tarafından başlatılmakla beraber, müessese haline getirilmesi Hz. Ömer (r) döneminde olmuştur. Çünkü Peygamber (sav) Efendimiz zamanındaki muhtesibler, hizmet mukabili maaş almadıkları gibi, bu tayin edilen zevatın vazifesini ifa maksadıyla mesailerini hasrettikleri de bahis mevzuu değildi. Halbuki Hz. Ömer (r) zamanında vazifeli zât yani muhtesib, mesaisini buna hasrediyor ve salâhiyetli bir kimse olarak ilgili işlerde fiilen çalışıyor ve maaş alıyordu.

Peygamberimiz (sav) insanlara bir yandan ticarî kanunları ve ahlâkî kaideleri öğretirken diğer yandan da onların uygulanıp uygulanmadığını görmek ve tatbikatında insanlara yardımcı olmak için çarşı ve pazarda denetlemelere çıkıyordu.

Peygamberimiz (sav) bizzat kendisi çarşıyı denetlediği gibi bu iş için resmi memurlarda tayin etti. Meselâ, Hz. Ömer'i (r) Medine çarşısında, Said b. el—As (r)'i da Mekke çarşısında görevlendirdi. Hatta bir hanım olan Şifa binti Abdillah'ın (r) da bu vazifeyi ifa için tavzif edildiği zikredilmektedir (2).

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 21 - 24 Toplam: 48

Kısa Sûrelerin Tefsîri

Kısa Surelerin Tefsiri
Namaz dinin direğidir. Halkımız arasında namaz sûreleri olarak nitelendirilen -ki aslında tüm sûreler namaz sûresidir

Yasin Sûresi Tefsîri

Yasin Suresi Tefsiri
Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır.

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak

Kur'an'ı Anlamak ve Yaşamak
Bu kitap; Kur’an nurları, tesirleri, özellikleri, faziletleri tefsiri ve hatmi hakkındadır.

Ziyaretçi Sayacı

Bugün72
Dün130
Toplam31417

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol